Koşullar iki tarafı da tatmin ediyorsa anlaşmak kolay. Bu bağlantıda herkes herkesle anlaşır.
Tatmin duygusu yok diyelim ama ortada bir hata da yok. Bu durumda da anlaşmak kolay. Beklentiler devreye girer ve arzulu bir anlayış gerçekleşir.
Bir taraf hata yapana dek bu süreç devam eder. İnsan ilişkilerinin en kritik noktası hatalı davranışlara verilen tepkilerde saklı.
Sıradan bir arkadaşlık, iş ortamındaki beraberlik veya ömrümüze sevgiyle bağlanabileceğine inanmak üzere olduğumuz ilişkilerimiz…
En sarsılmaz sohbetler dahi tek bir tepki ile tepe taklak olabilir. Henüz hata yapmadığın, hatana nasıl karşılık verdiğini bilmediğin kişiyi tanımıyorsundur.
Karşındaki de aynı şekilde onun hatasına senin nasıl tepki verdiğini görene kadar seni tanımıyordur.
İyi bir sohbette yüzler daima güler. Masadaki konu hüzünlüyse, belki yüzde tebessüm yoktur ama anlaşabilmenin verdiği huzurla en azından içimiz halâ sıcaktır. Hatalar yapılana kadar tanıma referansalarımız oluşmaz.
İyi ki hatalarımız oluyor. Geri dönülmesi zor bir sürece girmeden hatalarla ve bu hatalara verilen tepkilerle karşılaşan insanlar çok şanslı 🙂
Diğer türlü senaryo yıkıcı olur. Motivasyon kaybettirir, uzun bir toparlanma süreci gerektirir ve en kötüsü zamanı israf etmiş olursun. Kendini zaten olgun hisseden kişiler için alınacak bir ders veya tecrübe de yoktur.
Bazen hatanın nerede veya kimde olduğu belirlenemez ama yine ortadaki hatadan ziyade insanların birbirlerine yaklaşımları süreci belirler.
Dikte bir kafanın haklı olması bir sikime yaramaz. Varsın haklılığıyla huzur bulsun.
“dalmışım saklayamıyorum,
bir 500 yıl atlayamıyorum
ağzını da bantlayamıyorum
maymunun kocakarının kafamda”
dhhzhxjdkgjdks
Yorum bırakın