Yeraltı / Zeki Demirkubuz

“Alkıllı bir adam kendine karşı acımasız değilse gururlu da olamaz. Ben ise sınırsız gururum yüzünden kendime hiç acımıyor, nefret edercesine küçümsüyor ve herkesin de bana aynı gözle baktığını düşünüyordum.”

Dostoyevski konusuna hiç girmiyorum, var bir şeyler…

Demirkubuz’un gerginlik seviyemizi arşa çıkaran eseri. Hayatımızın her alanında karşılaştığımız bir karakter Muharrem.

Çoğu halk ozanı, şiddet ile yola getiriyor bu Muharremleri. Tabi ki uygun bulmuyorum. Şiddet Muharremler için çözüm değildir. Sonuçta Muharremlerden çok var. Çok olmasaydı uygun bulur muydum yani?

“Bu dağları ben yarattım havalarından… nefret ederim” söylemleri ile hareket eden bir budala karşımızda ama farklı kişilerin hiçbir başarısını kaldıramayan bir zibidi…

Yalnız acı bir gerçek var; herkes birilerine karşı Muharremlik taslıyor hayatta. Öyle uzaktan genele laf cambazlığı kolay. Muharremlikten arındığımız kadar insanız dhshdhdksj

Zeki Demirkubuz ne hale getiriyor 2 saatte kafayı 😄 İzlemediyseniz belirteyim ki kesinlikle keyifle sürükleneceğiniz bir film değil. Hatta süründürür. En son IMDM puanı 8.4 diye Project Hail Mary filmini izleyip sürünmüştüm. Sabır eşiğim çok geniş sanırım 🙂

İkisi tabi ki kıyaslanmaz, Demirkubuz’un her sahnesi anlam yüklü. Sırf düşünmek ve yaşantımızdan bir şeyler bulmak için izlenir.

Yalnız şu hırlama ve uluma sahnelerini kesinlikle ileri sararak izleyin. Sinirlerinize zarar vermeyin. O sahnelerde anlam arayacak kadar psikopat olmayın.

Aman ormancı,

Canım ormancı

Köyümüze bıraktın yoktan bir acı.



Yorum bırakın