Kavgacı bir yanım yok aslında. Şiddetten de hiç haz etmem ama yıllardır dövüş spolarına karşı özel bir ilgim var. Daha önce yazdığım Gürkan Özkan ve Tarık Solak isimli yazımda ilgimin başlangıç noktasına değinmiştim.
2007-2010 arası diye hesaplıyorum şu an…
Bu süre zarfında displinli bir şekilde Wushu ve Kick Box geçmişim oldu. Türkiye Şampiyonasına giden yolda Trabzon’da yapılan bölgesel elemelerde 2 yıl üst üste finalde aynı kişiye yenilerek başaramayacağımı anlayıp pes ettim 😅
Çocuğun ismi de aklımdan hiç gitmez, Ali Kalmuk… Okur, görürse selam olsun kendisine. Merak edip bakmıştım ne yaptı, etti diye, milli sporcu olmuş ve BESYO okuyordu yıllar önce. Şimdilerde ne yapar bilmem, umarım hakettiği başarılı hayatı yaşıyordur 🙏
İlk maçımız yıkılan Avni Aker Stadyumu altındaydı ve Kick Box maçıydı. Onunla yaptığım maç, aynı gün içindeki 4. maçımdı. Ne turnuva ama 1 günde 4 maç dhshdhjsshs
İlk 3 maçı kazanmıştım. Babam, Ali ile yapacağımız final maçına yetişebilmişti. Deli danalar gibi Ali’ye saldırdığımı hatırlıyorum. Sonrası Ali’nin tek yumruğu ile burnumdan kan gelişi, hakemin kanı görüp burnumu sallayışı ve KO. Babam da hala o maçı hatırlatır, kafa yapar benimle 😄
Hala burnumun üzerinde ince bir çizgi şekilde verdiği hasarın izini taşırım, dikkatli bakınca anlaşılıyor gdhagshags
O maçta 60 kiloda olduğumuzu ve bir sonraki maça “bu siklet bana uygun değil” diyerek 65’e çıktığımı hatırlıyorum. Sonraki maçımız Yomra’da Wushu’ydu. Yine kaç maç yaptık hatırlamıyorum 3 veya 4… Anons yapılıyor, “65 kg Final maçı Hakan Bozdemir ve Ali Kalmuk” 😄 O da 65’e çıkmış. Tabi Wushu ringi standart bildikleriniz dışında yüksek zeminde yapılır ama Yomra’da bu imkan yok, güreş minderinde yapıyoruz maçları. Aynı anda birden çok maç döndüğü için kim kimle yapıyor takip edemiyoruz.
Benim badi Elif adında bir kızdı. Dünya 3. olmuştu o dönem. O maçta havlumu tutan da oydu. Hatırlıyorum, Ali’nin adını duyunca kulağıma “çok ezdirme kendini, çok yumruk yeme” vari bir telkinde bulunmuştu. Ne motivasyon ama 😄 Bu kez puanla maçı kaybetmiştim.
Farklı bir yazımda bu hikayeyi aktarırım diye belirtmiştim, ona sebep yazdım bu satırları. Gelelim esas konumuza “vahşetten keyif almak” .
Hadi diyelim Box, Kick Box, Muay Thai izliyoruz ve sporu seviyeli bir şekilde ve keyifle takip ediyoruz. BKFC, Klan FC, Top Dog ve hatta K.O.S.T takip etmek ve zevk almak ne!
Spor mu şimdi bunlar. Bilmeyenlerin izlemesini tabi ki tavsiye etmem ama ne yazık ki ben takip ediyorum. Takip etmemdeki asıl sebep çıplak elle atılan yumruklar değil, ringe çıkanların (ring denilirse tabi) cesaretleri sanırım. Umursamazlıkları… Kaybedecek bir şeyi olmayanların hikayelerini merak ediyorum gibi.
Bu ismini verdiğim organizasyonlardaki kaybedişler daima rezillik oluyor. Sağlıklı bir kaybedişin olma ihtimali çok düşük. Hatta kazanananın bile tekrar devam etmesi %50/50. Hal böyleyken, bu organizasyonlarda dövüşen insanları ve onların motivasyonlarını takip etmek fazlasıyla etkiliyor beni.
Ülkemizde çıplak el yasak, birkaç talihsizlik olsa, biraz zorlasalar MMA bile yasaklanır gibi hissediyorum. Çıplak el zaten yasak olsun. Deli bizimkiler, cinayet yaşanmaması mümkün değil. Yurdışındaki bu organizasyonlara katılan azımsanmayacak kadar Türk var, o da ayrı konu.
Çok uzattım. Kısaca ne kadar iyi olursa olsun, savrularak atılan tek yumrukla hayatı kararabilecek kişilerin yüz ifadelerini okumak, onların motivasyonlarını takip etmek, deli cesaretlerini gözlemlemek bana keyif veriyor diyeyim.
Yorum bırakın